30 yaşındayken hayat gerçekten zor mu? Zor mu bilmiyorum ama yazar bende otuz yaşımda olursam çok eğleneceğim izlenimini bıraktı. Gerçi ben bir Nazlı değilim. Kitap Burçin`in yani yazarımızın ikinci kitabı ve bu kez romantik komedi. Yani tam benim sevdiğim tarz. 


       Bir gün bir Nazlı eve girer. Bu Nazlı güzelim ağacına asılı duran pembik bir sutyen bulur. Yine aynı Nazlı, kocasını yatakta bir kadınla yakalar ama uyandırmalara(!) kıyamaz. Mutfağa geçer bir kahve yapar ve uyanmalarını bekler. İnsan saç yolmak olay çıkartmak beklerken Nazlı`m kendi tarzını her zamanki gibi konuşturuyor. Bütün hikayeyi anlattın derseniz, olay tam olarak burda başlıyor. Kocasından ayrıldıktan sonra yeni kararlar alıyor. Biz kadınların genel hareketi ayrılık sonrası yeni kararlar almak olsa da Nazlı bizim yapmayacağımızı, aklımıza gelmeyeni yapıyor. 9 yıl önce bıraktığı okula geri döner.


      Şimdi oturdum düşünüyorum. Okulu bıraksam ve dokuz yıl sonra dönmeye karar versem, acaba nasıl olurdum? Nazlı`nınkini oturup okuyun. Aradan asır geçmiş gibi. Öğrenci profili bambaşka. Öğretmen profili desem, sınıf arkadaşınız hocanız olduğunu düşünün. Hatta onun bir tek süpürgesi eksik olduğunu. Şimdide hocalarınızdan birinin Best Model Türkiye podyumunu bulamayıp kendini sınıfa attığını. E bu Nazlı bu saatten sonra ne yapsın.


      Nazlı Nazlı… Bir Nazlı değilim dedim ya bunu derken bir kıskançlık mevcut. Nazlı görüp görebileceğiniz en çenebaz, canlı, eğlenceli, deli ve cool kadın. Best Model`ı, çikolatalı pastası Barış`ı da onun için saklanmış resmen. Tencereymiş gitmiş kendine küçük kapak bulmuş. Sonra Allahtan Best Model`i gelmişte basit bir tencereyken düdüklü oluvermiş. . Bir de Peri var. O nasıl tatlı bir şey. Her çocuk bu kadar tatlı oluyor mu ya? Bence bunu bir yerlerden ilham almalı. Bu peri gerçek olmalı. Deli gibi Nazlıdan bahsetmek istiyorum ama spoi veririm diye korkuyorum. Çünkü Nazlı okunmalı, anlatılmamalı. Zaten ondaki pabuç kadar dili anlatmam mümkün değil. Ben anlatmaya kalksam bir torba itiraz eder. Sonunda başını belaya sokar, en son her şeyi akışına bırakır ve kendini hiç düşünmediği bir şey yaparken, hiç düşünmediği bir yerlerde bulur.


       Nazlı karakterini çok sevdim. Onun Barış`ının ise seri üretime gidilmesi için yetkilileri göreve davet ediyorum. Kitabı çok sevdim dememe gerek yok bence. İlk olarak bence Burçin`e bu tarz kitap çok yakışmış. İlk kitabın duygusal yoğunluğu yoktu evet ama farklı kulvarlar. Cümleler zamanında ve yerli yerince oturmuş. Kaleminden çıkan o benzetmelerin hiç birini yadırgamadan, zorlama olduğunu hiç düşündürmeden bizlere sunmuş. Şeytanın aklına gelmeyecek fikirleri Nazlı`ya düşündürtmüş. Nazlı`dan kendinize bir torba akılda alabilirsiniz. Ben öyle yaptım. Kitabın dilini ve tarzını çok sevdim. Karakterleri hem çok sevdim hem de ilham verici buldum. Okurken eğlendim, çok güldüm. Kitap tam benlik olmuş. Bu sebeple okumanız şiddetle tavsiye edilir. Koca okumalı günler.
Not: Çok uzun aralar verdiğimin farkındayım. Yorumu yazarken hamladığımı hissettim resmen. Okulun bitmesine şurda ne kaldı ama. Bundan sonra daha sık yazacağım. Okuduğum onca güzel kitaba haksızlık etmek istemem.